Rusya ve Ukrayna Müzakerelerinde 2.Tur: Toprak Meselesi Masada
Taraflar, Ocak ayındaki ilk turun ardından pazar günü yeniden bir araya gelecek. ABD arabuluculuğundaki görüşmelerde ana gündem maddesi sınırlar olacak.
ABU DABİ — Rusya ve Ukrayna, ABD'nin arabuluculuğunda 1 Şubat Pazar günü Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'de ikinci tur barış görüşmeleri için bir araya geliyor. Taraflar, 23-24 Ocak'taki ilk üçlü (Rusya-ABD-Ukrayna) görüşmenin ardından bu kez ikili formatta müzakere masasına oturacak.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, görüşmelerin merkezinde "toprak meselesi" olduğunu belirterek, "Aramızda hala bir uçurum var ama en azından sorunları tek bir merkezi konuya indirgedik ve bu konu bariz şekilde çok karmaşık" ifadelerini kullandı.
Tarafların Pozisyonları: Uzlaşmaz Uçlar
Görüşmelere, tarafların birbirine taban tabana zıt pozisyonları damgasını vuracak:
Ukrayna: Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, toprak bütünlüğünü ihlal edecek her türlü gönüllü tavizi kesin bir dille reddediyor. Zelenskiy, "Ukrayna, toprak bütünlüğünün ihlaline yol açacak uzlaşmalara hazır değil. Donbas ve Zaporijya Nükleer Santrali'ni (ZNPP) Rusya'ya savaşmadan vermeyeceğiz" açıklamasını yaptı.
Rusya: Kremlin, Zelenskiy'in açıklamalarına, ZNPP'nin Mart 2022'den beri Rus kontrolünde olduğunu ve "cephedeki dinamiklerin kendisi için konuştuğunu" söyleyerek yanıt verdi. Rusya, 2022'de ilhak ettiği Kırım, Donetsk, Lugansk, Zaporijya ve Herson bölgelerini artık kendi anayasasında "Rusya Federasyonu'nun bir parçası" olarak görüyor ve bu konuda geri adım atmıyor.
Müzakereciler ve Atmosfer
Görüşmelerin ikili formatta (Rusya-Ukrayna) yapılması planlanırken, ABD'li yetkililerin de gözlemci olarak bulunma ihtimali var. Ancak, önceki turda yer alan ABD Başkanı'nın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'ın bu sefer katılmayacağı belirtildi.
Ocak ayındaki ilk turda, tarafların askeri ve istihbarat yetkililerini de içeren teknik ekiplerinin "ateşkes parametreleri, izleme mekanizmaları ve terminoloji" üzerine odaklanmış, daha somut ve "tarihsel söylemlerden" uzak bir diyalog yürüttüğü aktarılmıştı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiga, Rus heyetinin İstanbul'dakinden farklı ve daha odaklanmış bir yaklaşım sergilediğini ifade etmişti.
Hazırlıklar ve Ön Anlaşmalar
Görüşmeler öncesinde diplomatik bir hareketlilik yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın talebi üzerine Rusya, Abu Dabi'deki görüşmeler için uygun ortam oluşturma amacıyla 1 Şubat'a kadar Kiev'e yönelik saldırıları durdurmayı kabul etti. Kremlin sözcüsü bu "enerjistik ateşkesi" doğruladı. Bu, 2025 Mart'ında ilan edilen 30 günlük benzer bir moratoryumdan sonra bir ilki temsil ediyor.
ABD ve AB'nin Paralel Gündemi: Güvenlik Garantileri ve AB Üyeliği
Barış görüşmelerine paralel olarak, ABD ve Avrupalı müttefikler, Ukrayna'ya yönelik gelecekteki güvenlik düzenlemelerini tartışıyor. Rubio'ya göre, ABD ve Avrupalılar, Ukrayna topraklarında "küçük bir Avrupa birliği konuşlandırılmasını" öngören bir güvenlik garantileri anlaşmasında "genel mutabakata" vardı. Ancak Rubio, bu güvencenin ABD desteği olmadan anlam ifade etmeyeceğini vurguladı.
Diğer yandan, Ukrayna'nın Avrupa Birliği (AB) üyeliği süreci de masada. Zelenskiy, 2027 yılını teknik hazır olma tarihi olarak işaret ederek hızlandırılmış bir üyelik süreci talep ediyor. Ancak, AB içinde özellikle Macaristan'ın itirazları ve diğer üyelerin ihtiyatlı yaklaşımı nedeniyle bu tarihin gerçekçi olup olmadığı belirsizliğini koruyor. AB yetkilileri, üyelik için "önkoşulların" yerine getirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Müzakerelerde En Zorlu Dönemeç
Uzmanlar, tarafların Abu Dabi'de en büyük ve belki de aşılmaz engelle karşı karşıya olduğunu belirtiyor: Toprak egemenliği. Zelenskiy'in "taviz yok" tutumu ile Rusya'nın ilhakları geri almayı reddetmesi arasında, şu an için görünür bir orta yol bulunmuyor. Müzakerelerin odağının, kalıcı bir barış anlaşmasından ziyade, "nerede duruyorsak orada dururuz" şeklinde özetlenebilecek, geçici bir donmuş çatışma hattı veya ateşkes düzenlemesi üzerine yoğunlaşabileceği yorumları yapılıyor.
Ancak, Ocak ayındaki ilk turun teknik düzeydeki ilerlemesi ve Rusya'nın ateşkes talebine olumlu yaklaşımı, bazılarında ihtiyatlı bir iyimserlik yarattı. Reuters'a konuşan bir ABD'li yetkili, ilk turda "en ince ayrıntılara" kadar inildiğini ve bu ikinci turun anlaşmayı "nihai sonuca" götürebileceğini umduğunu belirtti.
Fakat, cephedeki askeri gerçekler, Kiev ve Moskova'daki iç siyasi baskılar ve temel konudaki derin anlaşmazlık, barışa giden yolun son derece engebeli olduğunu gösteriyor.
Abu Dabi'deki buluşma, bu zorlu yolculukta atılacak bir sonraki adımın niteliğini belirleyecek.
