Müzakerelerde Rusya'yı Sadece Askerler Temsil Ediyor

HABERRUS - Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Abu Dabi kentinde devam eden üçlü (Rusya-ABD-Ukrayna) güvenlik görüşmelerinde, delegasyonunu yalnızca askeri yetkililerden oluşturdu.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, yaptığı açıklamada, grubun "güvenlik konularıyla ilgili bir çalışma grubu" olduğunu ve üyelerin dün gece Devlet Başkanı Vladimir Putin'den talimat aldığını belirtti.

Rusya'nın Tek ve Net Şartı: Donbas'tan Çekilme

Peskov, müzakere detaylarına kamuoyu önünde girmek istemediklerini vurguladı, ancak Rusya'nın temel pozisyonunu net bir şekilde ortaya koydu: "Ukrayna birliklerinin Donbas'tan çekilmesi çok önemli bir koşuldur." Peskov, "Ankraj formülü" (muhtemelen bir ateşkes veya güven artırıcı önlemler paketine atıf) gibi spesifik terimlerin ne anlama geldiği konusunda yorum yapmayı reddetti, ancak müzakere gündeminde "başka nüansların" da olduğunu ekledi.

Ukrayna Heyeti Kapsamlı, Ancak Temel Şarta Karşı

Buna karşılık, aynı görüşmelere katılan Ukrayna heyetinin kompozisyonu çok daha geniş. Ukrayna tarafında, sadece askerler değil, Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak, Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Oleksandr Lytvynenko, Dışişleri Bakanlığı, Güvenlik Servisi (SBU), İstihbarat Müdürlüğü (GUR) temsilcileri ve Genelkurmay Başkanı Anatoliy Bargylevych gibi üst düzey sivil ve askeri-bürokratik isimlerin yer aldığı bildiriliyor.

Ancak, Kiev yönetimi Rusya'nın temel şartını kesin bir dille reddediyor. Ukrayna, Donetsk ve Luhansk bölgelerinin (Donbas) tamamı üzerinde egemenlik iddiasından vazgeçmeyi ve birliklerini buradan çekmeyi kabul etmiyor.

Derin Bir Uçurum ve Sınırlı Bir Güvenlik Diyaloğu

Bu gelişmeler, taraflar arasındaki derin ve belki de aşılamaz uçurumu bir kez daha gözler önüne seriyor: Rusya'nın sadece askerlerden oluşan heyeti, görüşmeleri dar, teknik ve operasyonel bir güvenlik diyaloğu (muhtemelen cephe hattında çatışmaların azaltılması gibi) ile sınırlandırmak istediğini gösteriyor. Ukrayna'nın kapsamlı heyeti ise, konunun sadece askeri değil, aynı zamanda siyasi ve diplomatik boyutları olduğunu ve bunların da masada olması gerektiğini vurguluyor.

Peskov'un açıklaması, Rusya'nın 2014 öncesi sınırlara dönülmesi gibi bir tavizden çok uzak olduğunu ve 2022'den sonra ilhak ettiği dört bölgenin (Donetsk, Luhansk, Herson, Zaporijya) tamamından değilse bile, en azından Donbas'tan Ukrayna birliklerinin çekilmesini önkoşul olarak gördüğünü teyit ediyor. Ukrayna'nın bunu reddetmesi, esaslı bir barış anlaşması olasılığını şimdilik sıfıra yaklaştırıyor.

Bu koşullar altında, görüşmelerden çıkabilecek tek somut sonuç, Financial Times'ın daha önce bildirdiği gibi, karşılıklı enerji altyapısı saldırılarını durdurmaya yönelik sınırlı bir "enerji ateşkesi" olabilir. Bu, tarafların nihai statü konusunda anlaşamasa bile, acil bir insani/ekonomik sorunu geçici olarak çözmeye yönelik pratik bir adım olur.

Sonuç olarak, Abu Dabi'deki görüşmeler, tarafların bir diyalog kanalını açık tutma isteğini gösteriyor, ancak mevcut pozisyonlar değişmediği sürece, bu diyaloğun savaşı durdurmaktan çok, çatışmayı yönetmeye yönelik çok sınırlı anlaşmalarla sonuçlanması daha olası görünüyor.