Lavrov'dan AB'ye Sert Tepki: "AB'den Müzakerelerde Yapıcı Bir Rol Görmüyoruz''
MOSKOVA – Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa Birliği'nin Ukrayna krizinin çözümüne yönelik müzakerelere katılma taleplerini sert bir dille eleştirdi. Al Arabiya televizyonuna konuşan Lavrov, Avrupa'nın "kelimenin tam anlamıyla histeri içinde" olduğunu söyledi.
Lavrov, "Avrupa şu anda kelimenin tam anlamıyla histeri içinde. Rusya'dan müzakerelere başlamasını talep ediyor ve herkesten Avrupa'nın bu müzakerelere katılmasını istiyor" ifadelerini kullandı.
"Avrupa'nın Yapıcı Bir Rolünü Görmüyoruz"
Rusya Dışişleri Bakanı, Moskova'nın Avrupa Birliği'nin çatışmanın çözümünde oynayabileceği yapıcı bir rol görmediğini vurguladı. Lavrov, Avrupalı ülkelerin mevcut tutumlarının bu tür bir katkıya imkan vermediğini belirtti.
Lavrov, geçmişte kaçırılan fırsatlara dikkat çekerek, Şubat 2014'teki varılan anlaşmaları, 2015 Minsk Mutabakatı'nı ve 2022 baharında Belarus ve İstanbul'da yapılan müzakereleri hatırlattı. Lavrov'a göre tüm bu girişimler, Avrupa Birliği'nin tutumu nedeniyle sonuçsuz kaldı.
Avrupa'nın Güvenlik Garantileri "Rusya'ya Karşı"
Lavrov, Avrupa'da Ukrayna için tartışılan güvenlik garantilerine de değindi. Rusya Dışişleri Bakanı, bu garantilerin Rusya'nın çıkarları dikkate alınmadan, hatta tam tersine Rusya'ya karşı formüle edildiğini öne sürdü.
Moskova'nın, çatışmanın temel nedenlerini ortadan kaldıracak bir çözüm için ABD ile Cenevre'deki istişarelere devam edeceğini belirten Lavrov, bu süreçte Rusya'nın temel endişelerinin ele alınacağını söyledi.
Cenevre Müzakereleri ve Avrupa'nın Dışlanması
Rusya, Ukrayna ve ABD arasında 17-18 Şubat'ta Cenevre'de gerçekleştirilen üçlü müzakerelere Avrupalı temsilciler davet edilmemişti. İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya'dan temsilciler görüşmeler sırasında Cenevre'de bulunsa da, üçlü toplantılara katılmamış, sadece Ukrayna ve ABD heyetleriyle ayrı istişareler yapmıştı.
Lavrov'un bu açıklamaları, Rusya'nın Ukrayna krizinin çözümünde Avrupa'yı tamamen devre dışı bırakma niyetinde olduğunu ve süreci ABD ile ikili bir diyalog olarak yürütmek istediğini gösteriyor. Kremlin daha önce de Avrupalı liderlerin Vladimir Putin'i doğrudan arayabileceğini, ancak müzakerelerin ana akışının ABD ile yürütüldüğünü vurgulamıştı.
