Rusya, Özbekistan'ın İlk Nükleer Santrali İnşası İçin Hazırlıklara Başladı
HABERRUS - Özbekistan, ülkenin ilk nükleer santralinin inşası için kritik bir adım atarak Cizak bölgesinde halka açık dinletiler düzenlemeye başladı. Tuzkan Gölü kıyısındaki Bogdon yerleşiminde gerçekleşen ilk toplantı, projenin çevresel etkilerinden uluslararası yaptırımların olası sonuçlarına kadar birçok konuyu masaya yatırdı.
Uzatom ve Rosatom temsilcileri, bölge sakinlerinin sorularını yanıtlayarak, sadece çevresel riskleri değil, aynı zamanda Rus devlet şirketine uygulanan uluslararası yaptırımlar altında büyük ölçekli projenin sürdürülebilirliğini de ele aldılar.
Özbekistan Nükleer Fizik Enstitüsü'ne göre, gelecekteki nükleer santralde acil durum olasılığı %1'den az.
Projenin Teknik ve Ekonomik Boyutları
Santral, iki adet 1.000 MW gücünde VVER-1000 reaktörü ve iki adet 55 MW gücünde küçük modüler reaktörden oluşacak. Toplam 2.110 MW kapasiteye ulaşacak tesisin yıllık 16-17 milyar kWh elektrik üretmesi ve ülkenin enerji ihtiyacının %12-15'ini karşılaması bekleniyor.
- Maliyet ve Zamanlama: Projenin maliyeti 1 milyar dolar olarak açıklandı. İnşaat hazırlıkları (altyapı, temel) devam ederken, santralin ana yapısı için ilk beton dökümünün 2026 baharında yapılması planlanıyor.
- Ömür: Santralin ömrü 60 yıl olarak öngörülüyor.
Güvenlik ve Çevresel Endişelere Yanıtlar
Toplantının odak noktası, halkın güvenlik ve çevresel etki konusundaki kaygılarıydı. Yetkililer, bu endişeleri gidermek için kapsamlı açıklamalar yaptı:
- Risk Seviyesi: Özbekistan Nükleer Fizik Enstitüsü Müdürü İlhom Sadıkov, modern reaktörlerde kaza olasılığının %1'in altında olduğunu, bunun birçok günlük riskten daha düşük bir seviye teşkil ettiğini vurguladı.
- Uluslararası Standartlar: "Uzatom" Ajansı Başkanı Azim Ahmedhadjayev, projenin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) standartlarına sıkı sıkıya bağlı kalınarak ve kurumun sürekli denetimi altında ilerleyeceğini belirtti.
Deprem Riski: "Rosatom" yüklenicisi "Atomstroyeksport"un proje müdürü Pavel Bezrukov, şirketin Özbekistan'dan daha aktif deprem bölgelerinde bile santral inşa etmiş olduğunu ve tüm bu deneyimin bu projede uygulanacağını ifade etti.
Atık Yönetimi: Kullanılmış nükleer yakıt ve radyoaktif atıkların bertarafı için Macaristan, Japonya, Çin, İtalya ve Fransa'daki önde gelen şirketlerin bilgi birikiminden faydalanılacak.
Nükleer Santrale Neden İhtiyaç Duyuluyor?
Özbekistan hükümeti, nükleer santral projesini birkaç temel gerekçeyle savunuyor:
- Enerji Bağımsızlığı: Ülke, elektrik üretiminin %70-80'ini doğalgaza bağımlı. İç tüketim artarken, gaz üretiminin düşmesi kış aylarında sık sık kesintilere ve gaz ithalatına yol açıyor.
- Sürdürülebilir Kalkınma: Nükleer santral, kesintisiz "baz yük" elektrik sağlayarak hem sanayinin büyümesini destekleyecek hem de karbonsuz üretimle iklim taahhütlerine katkıda bulunacak.
- Yerli Kaynak: Özbekistan'ın kendi uranyum rezervlerine sahip olması, projeye ek bir stratejik avantaj sağlıyor.
Yaptırımlar ve Gelecek Planları
Uluslararası yaptırımların projeye etkisi sorulduğunda, Pavel Bezrukov, "Rosatom"un uzun süredir yaptırımlar altında olduğunu ve tüm kritik bileşenlerin üretimini lokalize ettiğini, bu nedenle inşaatın etkilenmeyeceğini açıkladı.
Yetkililer, mevcut sahanın teknik altyapısının ileride iki büyük reaktör daha eklemeye müsait olduğunu, ancak ikinci bir santralin inşasına dair somut bir plan bulunmadığını; kararın, gelecekteki enerji talebi dinamiklerine bağlı olacağını belirtti.
Sonuç olarak, Özbekistan, enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda attığı bu tarihi adımda, şeffaflık ve halk katılımını ön planda tutuyor. Proje, uluslararası standartlarda güvenlik taahhütleri ile desteklenerek, ülkenin enerji portföyünü çeşitlendirmeyi amaçlıyor.
