Putin’in Çin Ziyaretini Dünya Medyası Nasıl Gördü
HABERRUS - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki görüşmeler, uluslararası basının gündeminde öne çıkan konulardan biri oldu. Dünya medyası, Putin’in Çin’e sık sık yaptığı ziyaretleri, iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik işbirliğine dayanan ilişkilerin bir göstergesi olarak yorumluyor.
South China Morning Post (Hong Kong, Çin Özel İdari Bölgesi)
"Putin için Kırmızı Halı: Çin-Rusya İlişkileri Neden Pekin-Washington İlişkilerinin Önünde?"
Çin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i 25. ziyaretinde de sıcak bir şekilde karşıladı. Bu, iki lider arasındaki diplomatik temasların sıklığını vurguluyor ve ABD ile olan etkileşim seviyesinin çok ötesinde. Çin, Rusya ve ABD liderlerini aynı ay içinde ilk kez çok taraflı işbirliği çerçevesi dışında ağırladı. Ancak, hızlı bir şekilde art arda gerçekleşen zirveler, Çin-Rusya işbirliğinin daha geniş gündemini gölgeleyecek veya değiştirecek gibi görünmüyor. Sık sık yapılan ortak açıklamalar, Pekin ve Moskova arasındaki bağların uzun süredir devam eden, karşılıklı ve sıkı temaslara dayandığını doğruluyor.
The Washington Post (Washington, ABD)
"Putin Çin’i Ziyaret Ederken, Anti-Amerikan İttifak İçinde Güvensizlik Var"
Putin’in ziyareti, Trump’ın Şi ile yaptığı zirvenin ardından gerçekleşti. Rusya ve Çin arasındaki dengesizlik artıyor. İki ülke uzun süredir ABD karşıtı bir ittifak içinde olsa da, komşuluk ilişkileri kolay değil. Çin’in küresel arenadaki ekonomik ve siyasi gücü sürekli artıyor.
Pekin, yapay zeka, robotik ve yenilenebilir enerji alanlarındaki iddialarını sergileyen futuristik bir başkent. O sırada Moskova ve çevresi, geçtiğimiz hafta sonu Ukrayna’nın insansız hava araçları tarafından şiddetli bir saldırıya uğradı ve Zafer Günü kutlamaları güvenlik endişeleri nedeniyle kısaltıldı.
France Info (Paris, Fransa)
"Derin Asimetrik İlişkiler: Vladimir Putin’in Çin Ziyareti Neden Moskova için Pekin’den Daha Önemli?"
Pekin, küresel diplomatinin merkezi haline geldi. Resmen liderler, "stratejik işbirliğini" güçlendirmeyi amaçlıyor. Ancak, bu olay dizisi, Moskova’nın şu anda Pekin’e ne kadar ihtiyaç duyduğunu gösteriyor: ekonomisini desteklemek ve 2022’den beri neredeyse tam bir uluslararası izolasyondan kaçınmak için. Çin, Rusya’nın en önemli ekonomik ortağı haline geldi. Şu anda Pekin, Rusya’nın ihracatının büyük bir bölümünü, özellikle enerji sektöründe, absorbe ediyor.
Çin için bu ziyaret önemli, ancak hayati değil. Putin’in gelmesinden sadece birkaç gün önce Şi Cinping, Donald Trump’ı ağırlamıştı. Bu diplomatik sıralama, Pekin’in benzersiz konumunu gösteriyor: ABD ve Rusya ile eşit düzeyde diyalog kurabilen bir ülke. Moskova’nın aksine, Pekin küresel ölçekte daha büyük diplomatik, ticari ve stratejik hareket özgürlüğüne sahip.
Financial Times (Londra, Birleşik Krallık)
"Şi Cinping, Putin ile Görüşmesinde ‘Orman Kanunu’ Uyarısında Bulundu"
Şi Cinping, Vladimir Putin’e dünyanın ‘orman kanununa’ dönme riski taşıdığını söyledi ve Çin’i istikrarın kilit güçlerinden biri olarak sundu. Bu açıklama, Trump ile yaptığı zirvenin ardından sadece birkaç gün sonra geldi.
Pekin, savaş sırasında Rusya ekonomisini destekledi: daha fazla enerji kaynağı satın alarak, Putin’in ordusu için hayati önem taşıyan bileşenler sağlayarak ve Batı yaptırımlarını atlatmasına yardımcı olarak.
Al Jazeera (Doha, Katar)
"Çin Tüm Kartları Elinde Tutuyor": Trump’tan Sonra Putin’in Pekin Ziyaretinin Önemi
Putin’in ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’den ayrılmasından sadece bir gün sonra duyuruldu.
Analistlere göre, bu durum Putin için ideal: Çin’in Rusya ile ilişkilerini ikinci plana atmaya niyeti olmadığını bilerek Pekin’e gidebiliyor. Pekin içinse bu art arda ziyaretler, artan diplomatik nüfuzun bir göstergesi. Çin’i, rakip güçlerle kendi koşullarında etkileşim kurabilen kilit bir oyuncu olarak konumlandırıyor.
Her ne kadar Çin yetkilileri bir atılım beklenmediğini belirtse de, stratejik ilişkilerin sürdürülmesi bekleniyor. İki taraf, özellikle enerji alanında ortak projeleri ilerletecek. Çin, Rusya’nın enerji kaynaklarına ‘indirimli fiyatlarla’ erişim sağlamak istiyor, Rusya ise Çin’in çift kullanımlı birçok teknolojisine, özellikle insansız hava araçları üretimine bağımlı.
