Putin 2 Günlük Çin Ziyaretinde Ne Verdi Ne Aldı?

HABERRUS - Putin’in Pekin ziyareti sonunda 40’tan fazla anlaşma imzalandı, fakat "Sila Sibiri-2" konusunda anlaşma sağlanamadı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin’e yaptığı iki günlük ziyaretin ardından Pekin’den ayrıldı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği gayri resmi görüşmenin ardından Putin, havalimanına yöneldi.

İki lider, çay eşliğinde yaklaşık 1,5 saat süren görüşmede uluslararası gündem de dahil olmak üzere çeşitli konuları ele aldı. Görüşmelerin ardından Rusya ve Çin, 40’tan fazla anlaşma ve belge imzaladı. Ayrıca, karşılıklı vizesiz rejim 2027 yılına kadar uzatıldı ve *"çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkilerin oluşumu"*na dair ortak bir deklarasyon imzalandı.

Putin, Şi Cinping ile yaptığı gayri resmi görüşmede, ziyaret sırasında verimli ve başarılı bir çalışma yürütüldüğünü belirtti: "Son yıllarda ikili ilişkilerde yapılan her şeyi sadece kaydetmekle kalmadık, aynı zamanda gelişme perspektiflerini de belirledik. Bugün çok çalıştığınızı söylediniz. Gerçekten de, her konuda somut adımlar attık. Değerlendirmenize katılıyorum. Bu, başarılı, verimli ve yoğun bir çalışmaydı. Sanırım, bugünkü görüşmemizin organizasyonu için her iki taraftan da yoğun bir şekilde çalışan ekiplerimize teşekkür etme nedenimiz var."

Şi Cinping ise, Pekin ve Moskova’nın "askeriyeciliğin yeniden canlanmasının herhangi bir belirtisine kararlılıkla karşı koyması gerektiğini" vurgulayarak, "tek taraflı eylemler ve hegemonya tehlikesi" konusunda uyarıda bulundu. Şi, ayrıca Orta Doğu’daki çatışmanın sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Ortak açıklamada Rusya ve Çin, Ukrayna krizinin köken nedenlerinin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, "Sila Sibiri-2" doğal gaz boru hattı projesi için gaz tedarik sözleşmelerinin son aşamada olduğunu belirtti. Ancak, Putin ve Şi’nin huzurunda bu projeye ilişkin belgeler imzalanmadı.

Siyasi analizci Georgi Bovt, ziyaretin değerlendirmesinde, Pekin’in, gaz fiyatlarında daha avantajlı koşullar talep ettiğini ve tek bir tedarikçiye bağımlı olmaktan kaçınmak istediğini belirtti. Bovt, "Pekin, Rusya’nın payını artırmak istemeyebilir, çünkü tek bir tedarikçiye bağımlı olmak istemiyor. Ayrıca, Çin kendi enerji üretimini de artırıyor, bu nedenle bu proje karmaşık bir konu. Tüm olumlu açıklamalara rağmen, Moskova için en avantajlı koşullarda imzalanacağından emin değilim. Muhtemelen bazı tavizler vermek gerekecek" dedi.

Ukrayna konusunun, Putin ve Şi’nin gayri resmi görüşmeleri sırasında da ele alındığını belirten Bovt, Çin’in konuya ilişkin tutumunun değişmediğini ifade etti. Bovt, "Sonuç bildirisinde yer alan ifadeler, Ukrayna konusunda daha önce söylenenlerin neredeyse aynısı. İfadeler mümkün olduğunca genel tutulmuş olsa da, kulislerde daha somut konular, özellikle çift kullanımlı malların tedariki gibi konular tartışılmış olabilir. Ancak, Şi ve Putin bunları detaylı olarak açıklamayacak, çünkü düşmanlara bu konuları kullanma fırsatı vermemek için" dedi.

Putin’in ziyaretinin, Trump’ın ziyaretinden kısa bir süre sonra gerçekleşmesinin önemine dikkat çeken Bovt, "Putin’in ziyareti, Moskova ve Pekin arasındaki sağlam ilişkilerin varlığını teyit etmek için yapıldı" dedi.

Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi uzmanı Aleksey Naumov ise, Putin’in ziyaretini Trump’ın ziyaretiyle karşılaştırmanın yanlış olduğunu belirtti. Naumov, "Trump, Şi Cinping’e ilişkileri sıfırlamak ve büyük bir anlaşma önerisi getirdi. Bu nedenle, birçok iş insanı ve iş teklifleriyle geldi. Putin’in ziyareti ise tamamen farklıydı, çünkü ilişkiler zaten yüksek ve istikrarlı bir seviyede. Bu, diplomatik jargonla ‘saatleri senkronize etmek’ olarak adlandırılıyor. Taraflar, birbirlerinden ne beklediklerini anlıyor. Açıkçası, Çin’in ABD ile görüşmeleri de ele alındı. Bu, 21. yüzyıl siyasetini büyük ölçüde belirleyen ABD-Çin-Rusya üçgeninde çok önemli" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, hem Vladimir Putin hem de Şi Cinping ile iyi anlaşabildiğini söyledi. İki lider arasındaki görüşmeleri iyi bir olay olarak nitelendiren Trump, şaka yollu olarak kendi Çin ziyaretinin töreninin, Putin’in ziyaretinden daha gösterişli olduğunu söyledi. Ancak, Bloomberg ajansı, törenlerin neredeyse aynı olduğunu belirtti. Tek farkın, bayrakların ABD bayrağı yerine Rus bayrağı olması olduğunu ekledi.