Rus Ekonomisindeki Kötüleşme, AB Yaptırımlarının Etkisi Mi?

HABERRUS - Ukrayna krizinin sıcak çatışmaya evrilmesinin üzerinden 4 yıl geride kalırken, savaşın 5'inci yılında Rus ekonomisinde alarm zilleri çalmaya başladı.

Rus ekonomisine yönelik 'resesyon' söylentileri ve ülkenin bu yılın ilk çeyreğinde büyümesinin durması ve eksiye yönelmesi Avrupa Birliği'nin Şubat 2022'den bu yana Rusya'ya uyguladığı yaptırımların etkileri görülmeye başladı yorumlarını beraberinde getirdi.

Euronews'in haberine göre AB ve G7 ülkelerinin uyguladığı şiddetli yaptırımlar, Moskova'nın savaş makinesini zayıflatmayı hedefliyordu. Ancak Sonuçlar pek Batılıların görmek istediği şekilde değil, aksine oldukça karmaşık: Yaptırımlar Rusya'ya kesinlikle ağır bir bedel ödetti, ancak beklenen çöküş gerçekleşmedi.

İşte tablonun iki yüzü.

Yaptırımların vurduğu alanlar: Finans, teknoloji ve büyüme

Rusya, yaklaşık 300 milyar dolarlık rezervi dondurulmuş ve bankaları SWIFT gibi sistemlerden çıkarılmış halde finansal bir paria haline geldi. Bu durum, Moskova'yı rezervlerini desteklemek için Çin yuanına ve kısıtlamaları aşmak için kripto para platformlarına yönelmeye zorladı. Ulusal Refah Fonu'nun likit varlıkları büyük ölçüde eridi.

Teknoloji yasağı da etkili oldu: Rusya, yerel üreticilerin tam olarak ikame edemediği sofistike ürünlerden ve teknik bilgiden mahrum kaldı. Bu durum ülkenin inovasyon kapasitesini azalttı. Ayrıca, Rus firmaları artık varlıklı Avrupalı müşterileri kaybetti ve daha düşük gelirli pazarlara yöneldi.

Resmi verilerde bile belirtiler var: Merkez Bankası, 2026 ilk çeyreğinde GSYH'nin yıllık %0,5 daraldığını açıkladı. Rusya ekonomisi bugün savaş öncesine göre daha az dinamik, daha az çekici ve daha az zengin. Uzmanlar, Kremlin'in zorlukların boyutunu gizlemek için verileri manipüle ettiğinden şüpheleniyor.

Ancak çöküş gelmedi: Savaş ekonomisi dayanıklılık sağlıyor

Rusya, AB'nin beklediği üç büyük senaryodan (uzun süreli durgunluk, borç temerrüdü, halk isyanı) kaçınmayı başardı. Bunun anahtarı, yüksek yoğunluklu bir "savaş ekonomisi".

Askeri harcamalar 2021'de GSYH'nin %3,6'sı (65 milyar dolar) iken, geçen yıl %7,5'e (190 milyar dolar) fırladı. Kamu parasının bu muazzam enjeksiyonu, silah fabrikalarını gece gündüz çalıştırarak üretim ve tüketim döngüsü yarattı. Bu yapay talep, ekonominin diğer sektörlerine de yayıldı.

Kremlin ayrıca düşük borç/GSYH oranıyla savaşa girdi. Bu sayede balon gibi büyüyen bütçe açığını finanse edecek mali alana sahip.

IMF, Rusya'nın 2026'da %1,1 büyüyeceğini tahmin ediyor.

Bu oran mütevazı olsa da, Almanya (%0,8), Fransa (%0,9) ve İtalya (%0,5) gibi AB devlerinin tahminlerinden daha yüksek.

Peki yaptırımlar işe yarıyor mu? "Baskı artıyor ama çöküş yok"

Uzmanlar, yaptırımların yarattığı baskı ile savaş politikasının yarattığı baskıyı ayırmanın zor olduğunu söylüyor. Ancak yaptırımların Rusya'yı "birçok yönden" dönüştürdüğü kesin: finansal izolasyon, dış ticarette dolarizasyonun bitmesi, yüksek teknolojiye erişimin kısıtlanması ve iş dünyası için artan maliyetler.

Chatham House'dan Timothy Ash, yaptırım uygulanan ekonomilerin uzun süre dayanma eğiliminde olduğunu, çok iyi gitmeseler de çökme eğilimi göstermediklerini belirtiyor. Ancak gerilim işaretlerinin arttığını vurguluyor: "İki vitesli bir ekonomi var: Askeri-sanayi kompleksi iyi gidiyor, diğer sektörler daha az iyi. Yüksek enerji fiyatlarına rağmen Rusya resesyona yakın. Kremlin'de olsaydım, altı ay öncesine göre daha endişeli olurdum."

Üst düzey bir AB diplomatı ise "Rusya'nın savaş çabalarını sürdürmek için çok fazla para harcaması gerekiyor ve yaptırımların etkisi hissediliyor. Acı daha şiddetli. Karşı tarafta ciddi müzakere isteği görmüyorum, bu yüzden baskıyı daha da artırmalıyız" diyor.

Sonuç: Yaptırımlar Rusya ekonomisini zayıflattı, yalnızlaştırdı ve maliyetleri artırdı. Ancak savaş ekonomisi ve hidrokarbon gelirleri sayesinde tam bir çöküş engellendi. Etkiler giderek birikiyor, ancak Moskova'nın savaş azmini kırmaya henüz yetmedi.