Trump: Venezuela ABD'ye 50 Milyon Varil Petrol Verecek

HABERRUS - ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'nın geçici yönetiminin, ABD'ye 30 ila 50 milyon varil "yüksek kaliteli, yaptırımsız petrol" teslim edeceğini duyurdu. Trump, sosyal medya platformu Truth Social'dan yaptığı açıklamada, petrolün piyasa fiyatından satılacağını ve gelirlerini "Venezuela ve ABD halkının yararına kullanımını garanti altına almak" için şahsen kontrol edeceğini iddia etti.

Trump, Enerji Bakanına bu planı derhal uygulama talimatı verdiğini belirtti. Petrolün, "gemilerle ABD topraklarına doğrudan boşaltılacağını" ifade etti.

Petrol, Ambargo ve Geçici Yönetim

Bu açıklama, Venezuela'daki askeri operasyon ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun gözaltına alınmasının ardından geldi. Trump, operasyon sonrasında petrol ambargosunun devam edeceğini teyit etmişti. Daha önce, Aralık 2025 ortasında Venezuela'ya giden yaptırımlı tankerleri engelleyen bir kararname imzalamıştı.

Venezuela, dünyanın en büyük petrol rezervlerine (yaklaşık %17) sahip olmasına rağmen, yönetim sorunları ve yaptırımlar nedeniyle küresel üretimin %1'inden azını çıkarabiliyor. Trump, operasyon öncesi ve sonrasında petrol şirketleri temsilcileriyle durumu görüştüğünü, şirketlerin ülkeye girme ve petrol endüstrisini yeniden inşa etme konusunda istekli olduğunu söylemişti.

Geçici Lider ve Tepkiler:

Trump'ın "geçici yönetim" olarak andığı güç, Delcy Rodríguez liderliğindeki yapı. Rodríguez, 5 Ocak'ta geçici devlet başkanı olarak yemin etmiş, daha önce ekonomi, petrol ve dışişleri bakanlığı gibi kilit pozisyonlarda bulunmuştu. Ancak, Rodríguez'in bu petrol anlaşmasını onayladığına veya ABD ile bu konuda mutabakata vardığına dair resmi bir açıklama henüz Caracas'tan gelmedi. Venezuela'nın gerçek meşru yönetimi kimdir sorusu uluslararası alanda tartışmalıdır.

Trump, bu hamleyi Venezuela petrolünün "yaptırımsız" hale getirilerek küresel piyasaya kazandırılması ve ABD'nin enerji arz güvenliğine katkı olarak sunuyor. Ancak eleştiriler, bunun, askeri müdahale sonrası bir ülkenin kaynakları üzerinde tek taraflı kontrol kurma girişimi olduğu yönünde.

Trump'ın gelirleri "şahsen kontrol edeceğini" söylemesi, uluslararası hukukta alışılmadık ve Venezuela'nın mali egemenliğini hiçe sayan bir iddia. Bu, petrol satışından elde edilecek fonların, Venezuela'da ABD tarafından atanmış bir yönetim veya vesayet mekanizması tarafından yönetileceği anlamına gelebilir.

Petrolün "yaptırımsız" olarak tanımlanması, ABD'nin Venezuela'ya yönelik yaptırımlarını, kendi belirlediği bir otorite lehine kısmen veya tamamen askıya alabileceğini gösteriyor. Bu, yaptırımları bir siyasi pazarlık aracı olarak kullanma stratejisinin parçası.

Bu adım, Rusya, Çin, İran ve Latin Amerika'daki birçok ülke tarafından "petrol yağması" ve uluslararası hukukun ihlali olarak kınanma riski taşıyor. Venezuela'nın doğal kaynakları üzerindeki egemenlik hakkı konusunda uluslararası hukuki tartışmaları alevlendirebilir.

Sonuç olarak, Trump'ın açıklaması, ABD'nin Venezuela'da sadece rejim değişikliği değil, aynı zamanda ülkenin stratejik enerji kaynakları üzerinde doğrudan ekonomik kontrol elde etme niyetini açıkça ortaya koyuyor. Bu hamle, hem Venezuela'nın iç siyasi geleceğini hem de küresel enerji jeopolitiğini derinden etkileyecek bir gelişme olarak kayda geçiyor.