İngiltere-Fransa: "Ateşkes Sonrası Ukrayna'da Askeri Üsler Kuracağız"

HABERRUS - İngiltere Başbakanı Keir Starmer, olası bir ateşkesin ardından İngiltere ve Fransa'nın Ukrayna topraklarında askeri üsler inşa edeceğini açıkladı.

Starmer, Paris'te düzenlenen "İstekliler Koalisyonu" zirvesinin ardından yaptığı bu açıklamayla, Batılı müttefiklerin Ukrayna'ya yönelik uzun vadeli askeri taahhüdünü somut ve tartışmalı bir boyuta taşıdı.

"Ateşkes sonrasında İngiltere ve Fransa, Ukrayna genelinde askeri merkezler (military hubs) kuracak" ifadesini kullanan Starmer, bu üslerin yanı sıra silahların ve askeri teçhizatın saklanacağı korunaklı tesisler de inşa edileceğini belirtti.

Starmer, İngiltere, Fransa ve koalisyon ortaklarının, ABD liderliğindeki bir ateşkes izleme ve doğrulama mekanizmasına katılma konusunda anlaştıklarını duyurdu.

Tarafların, Ukrayna'ya uzun vadeli silah tedarikini sürdürmek ve Rusya'dan gelecek olası bir gelecek saldırı durumunda Ukrayna'ya destek taahhütleri üzerinde çalışmak konusunda mutabık kaldıklarını açıkladı.

Zirvenin Ardından: Deklarasyon ve Belirsizlikler

Starmer'ın bu açıklamaları, 6 Ocak'ta Paris'teki zirvede Fransa, İngiltere ve Ukrayna liderlerinin imzaladığı güvenlik garantileri deklarasyonunun hemen sonrasında geldi. Ancak, Polonya Başbakanı Donald Tusk'ın da işaret ettiği gibi, bu deklarasyon ülkelerin somut, bireysel yükümlülüklerini içermiyor.

Reuters ve Bloomberg'in aktardığına göre, garantilerin detayları önce Ukrayna, AB ve ABD arasında mutabakata varılacak, ardından Rusya tarafına sunulacak. Avrupalı ortaklar, Rusya'nın da bu konuda müzakerelere dahil edilmesi gerektiğini düşünüyor.

Rusya'nın Kesin Tepkisi ve Büyük Risk

Starmer'ın "askeri üs" açıklaması, Rusya'nın defalarca ve kesin bir dille reddettiği bir "kırmızı çizgiyi" doğrudan ihlal ediyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, her fırsatta Ukrayna topraklarında NATO üyesi ülkelerden askeri birlik veya altyapı bulunmasını "kabul edilemez" bulduklarını ve bunun doğrudan bir tehdit olarak algılanacağını vurguluyor. Rusya, güvenlik garantilerinin ancak "güvenliğin bölünmezliği" ilkesi temelinde, hem Ukrayna hem de Rusya'nın meşru güvenlik endişeleri dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini savunuyor.

Neden Şimdi ve Ne Anlama Geliyor?

Starmer'ın bu derece net ifadeler kullanması, öncelikle Ukrayna'ya "terk edilmeyeceksiniz" mesajı vermek ve Rusya'yı, ateşkes sonrasında bile yeni bir saldırının mümkün olmadığı konusunda caydırmak amacını taşıyor. Bu, Batı'nın Ukrayna'yı uzun vadeli olarak donatma ve koruma iradesinin en üst düzeydeki ifadesi.

Öte yandan "Askeri üs" veya "merkez" tanımı belirsiz. Bunlar tam teşekküllü, kalıcı NATO üsleri mi olacak, yoksa eğitim veya lojistik merkezleri mi? Ateşkesin sağlanması ve Rusya'nın böyle bir yapılanmaya rıza göstermesi gibi devasa ön koşullar henüz karşılanmış değil.

Bu açıklama, henüz başlamamış olan barış müzakerelerini baştan zora sokma riski taşıyor. Rusya için bu, Ukrayna'nın fiilen NATO'ya entegre edilmesi anlamına geliyor ve görüşme masasına oturma ihtimalini ciddi şekilde azaltabilir.

Tüm bu planlar, nihayetinde ABD'nin askeri ve siyasi onayına bağlı. Trump yönetiminin, müttefiklerinin bu derece ileri gitmesine yeşil ışık yakıp yakmayacağı belirsizliğini koruyor.

Keir Starmer'ın Ukrayna'da askeri üs kurma açıklaması, Batı'nın Ukrayna stratejisinde radikal bir sıçramayı işaret ediyor.

Bu, savaş sonrası düzene ilişkin en iddialı ve en riskli taahhütlerden biri. Diplomatik bir blöf mü, yoksa gerçek bir niyetin erken açıklaması mı olduğu henüz belli değil.

Ancak, Rusya ile Batı arasında yeni ve çok daha tehlikeli bir gerilim hattı oluşturma potansiyeli taşıdığı kesin.

Önümüzdeki günlerde ABD'nin ve özellikle Rusya'nın vereceği tepki, bu tarihi açıklamanın akıbetini ve Avrupa güvenliğinin geleceğini şekillendirecek.