Türkiye'de Yurt Dışından Alışveriş Dönemi Bitti: Tüm Siparişler Artık Gümrüğe Tabi
HABERRUS - Türkiye'de yurt dışından yapılan online alışverişte önemli bir dönem kapandı. 7 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla, posta veya kargo ile yapılan bireysel ithalatta 30 Euro'ya kadar olan gümrüksüz alışveriş muafiyeti tamamen kaldırıldı. Karar, yayımından 30 gün sonra yürürlüğe girecek.
Kararla, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nun ilgili maddesi değiştirilerek, yurt dışından gelen ve ticari amaç taşımayan, posta veya kargo yoluyla gönderilen eşyalar için 30 Euro'luk gümrüksüz ithalat limiti ortadan kaldırıldı. Bu değişiklik sonrasında, yurt dışından getirilecek her türlü eşya (bedeli ne kadar düşük olursa olsun) artık gümrüğe tabi olacak. Bu işlemlerin takibi için de gümrük müşavirliği hizmeti alınması gerekecek.
2024 Öncesi: Bireysel ithalatta gümrüksüz eşya bedeli limiti 150 Euro idi.
6 Ağustos 2024: Bu limit 30 Euro'ya düşürüldü.
27 Aralık 2024: Yapılan bir düzenlemeyle, gümrük değerinin hesaplanmasına kargo ücretleri de dahil edilmeye başlandı. Böylece, ürün bedeli 27 Euro, kargo bedeli 3 Euro olduğunda toplam 30 Euro'yu aştığı için gümrük işlemi devreye giriyordu.
7 Ocak 2026: *30 Euro'luk muafiyet tamamen kaldırılarak, "gümrüksüz" alışveriş dönemi resmen sona erdirildi.*
Uygulama ve Maliyetlere Etkisi:
Yeni düzenleme ile birlikte tüm siparişler gümrüğe takılacak. Yurt dışından alınan bir kitap, kozmetik ürünü veya aksesuar gibi küçük ve düşük değerli ürünler dahi artık gümrüğe tabi olacak.
Gümrük işlemleri için gümrük müşavirliği ücreti ödenecek. Ayrıca, ürünün menşeine ve türüne göre %18 KDV, %30 veya %60 oranında gümrük vergisi ve bazı özel ürünler için %20 oranında maktu özel tüketim vergisi (ÖTV) uygulanacak.
Süreç, gümrük müşavirinin devreye girmesi ve vergilerin ödenmesi nedeniyle ürünlerin teslimat süresini uzatacak.
Sonuç olarak, bu kararla Türkiye, bireysel online yurt dışı alışveriş konusunda çok sıkı bir rejime geçmiş oldu. Uygulama, tüketicilerin alışkanlıklarını değiştirirken, yerli pazarı korumayı ve vergi gelirlerini artırmayı hedefliyor.
Ancak, özellikle Türkiye'de bulunmayan ürünleri temin etmek isteyen tüketiciler için ek maliyet ve bürokrasi anlamına gelecek.
