Rus Ekonomisi Durma Eşiğinde: Büyüme Tahminleri Şüpheyle Karşılanıyor

HABERRUS - Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı'nın (Minekonomrazvitiya) 2025 yılı için açıklanan %1'lik GSYİH büyümesinin gerçekliğinden ekonomistler giderek daha fazla şüphe duyuyor.

Son makroekonomik veriler ve analist raporları, ekonominin büyüme kaynaklarının tükendiğini ve bir durgunluk (stagnasyon) evresine geçiş işaretleri gösterdiğini ortaya koyuyor.

Resmi Verilerdeki Alarm İşaretleri: Büyüme Neredeyse Durdu

Rusya İstatistik Kurumu (Rosstat) verileri, ekonomik hareketliliğin belirgin şekilde yavaşladığını gösteriyor. Mevsimsellikten arındırılmış çeyreklik büyüme hızları endişe verici:

  • 1. Çeyrek 2025: *-%0.7* (Küçülme)
  • 2. Çeyrek 2025: *+%0.3* (Minimum büyüme)
  • 3. Çeyrek 2025: *+%0.1* (Neredeyse sıfır büyüme)

Yıllık bazda ise büyüme, üçüncü çeyrekte %0.6'ya kadar geriledi. Bu rakamlar, Rusya Bilimler Akademisi'ne (RAN) bağlı Ulusal Ekonomi Tahmin Enstitüsü'nün (İNP RAN) "Rus ekonomisi fiilen büyümeyi durdurdu" şeklindeki tespitini destekler nitelikte.

Büyümenin Lokomotifleri Duruyor: Sadece Devlet Harcamaları Ayakta Tutuyor

Analistlere göre, ekonominin farklı sektörlerinin büyümeye katkısı ciddi şekilde zayıfladı:

  • Sanayi: Büyümeye katkısı sadece 0.2 puan. Batı yaptırımları ve teknoloji eksikliği üretimi baskılıyor.
  • Finans Sektörü: İlk yarıyıldaki 0.6 puanlık güçlü katkısı, üçüncü çeyrekte 0.2 puana düştü.
  • Tek Dayanak: Askeri-Sanayi Kompleksi ve Kamu Harcamaları: Ekonomik büyümeye en istikrarlı katkı (~0.4 puan), "devlet yönetimi ve askeri ihtiyaçların karşılanması" sektöründen geliyor. Bu, savaşın devam etmesi nedeniyle bütçeden yapılan devasa harcamaların büyümeyi zorla sürüklediğini gösteriyor. Diğer tüm sektörler zayıf veya negatif katkı sunuyor.

Talep Tarafında Çöküş: Tüketici Harcamaları Geriliyor

Ekonomik yavaşlamanın en net kanıtı, iç tüketimde görülüyor. SberIndex'in takip verilerine göre, Aralık ayında tüketici harcamalarının büyüme hızı keskin bir şekilde düştü. İkinci Aralık haftasında, yıllık nominal harcama artışı %5.4'e gerilerken, enflasyon dikkate alındığında reel harcamalar geçen yılın seviyesinin %0.9 altında kaldı. Bu, vatandaşların satın alma gücünün eridiği anlamına geliyor. Yavaşlama, gıda, dayanıklı tüketim malları ve hizmetler gibi tüm ana harcama kategorilerini etkiliyor.

Yatırımlar ve İş Dünyası Kötüye Gidiyor

Ekonomiyi canlandırması beklenen özel yatırımlar da bir zayıflık odağı. İNP RAN'a göre, sabit sermaye yatırımları ikinci ve üçüncü çeyreklerde küçüldü. Şirket kârları azalıyor, kredi koşulları sıkılaşıyor ve işletmelerin borç yükü artıyor. Bu koşullar, yatırım malları üretimini, inşaatı ve temel malzeme üretimini baskılıyor. Yüksek genel harcamalara rağmen, reel bütçe yatırımlarının da düşmesi durumu daha da kötüleştiriyor.

Ekonomik Politika Sıkışmış Durumda

Uzmanlar, ekonomiyi sürükleyen iki temel politikanın da artık sınırlarına ulaştığını belirtiyor:

  1. Sıkı Para Politikası: Enflasyonla mücadele için yüksek tutulan Merkez Bankası faiz oranları, yatırım ve tüketim kredilerini pahalılaştırıyor.
  2. Kısıtlı Maliye Politikası: Düşen petrol-gaz gelirleri ve güçlü ruble nedeniyle bütçe gelirleri baskı altında. Bu, devletin daha fazla harcama yaparak büyümeyi destekleme kapasitesini kısıtlıyor. Daha fazla teşvik, bütçe açığını patlatma riski taşıyor.

Tahminler Aşağı Yönlü Revize Ediliyor

Bu karamsar tablo nedeniyle analistler büyüme tahminlerini düşürüyor:

  • İNP RAN: 2025 büyümesini %0.7 olarak tahmin ediyor (Resmi %1 hedefinin altında).
  • Raiffeisenbank analistleri: "Yumuşak iniş" senaryosu altında büyümeyi %0.9 olarak öngörüyor.

Sonuç: "Yönetilen Soğumanın" Sonu ve Belirsiz Bir Gelecek

Analistlerin çizdiği tablo, Rus ekonomisinin savaş koşullarında "yönetilen soğuma" dönemini tamamladığını ve durgunluğun eşiğine geldiğini gösteriyor. Ekonomi, neredeyse tamamen devletin askeri harcamalarının zorla sürüklediği, cılız bir büyüme gösteriyor.

Özel tüketim ve yatırım çökmüş durumda, sanayi ise yaptırımların etkisiyle verimsizleşiyor.

Ekonomi yönetimi zor bir ikilemle karşı karşıya: Enflasyonu kontrol etmek için faizleri yüksek tutmak büyümeyi boğuyor; büyümeyi canlandırmak için bütçe harcamalarını artırmak ise mali istikrarı tehdit ediyor ve enflasyonu körükleyebilir.

2026'da, ekonominin bu düşük büyüme-durgunluk kanalından çıkıp çıkamayacağı, savaşın seyrine ve devletin sınırlı kaynakları bu ikilemde nasıl yönettiğine bağlı olacak.

Ancak şu anki görünüm, derin yapısal sorunlarla boğuşan, dışa kapalı ve savaşla yıpranmış bir ekonominin uzun ve sancılı bir döneme hazırlandığı yönünde.