Moldova, Eski Sovyet Ülkeleri Bloğundan Çıkıyor
HABERRUS - Moldova Dışişleri Bakanı Mihai Popşoi, ülkesinin Bağımsız Devletler Topluluğu'ndan (BDT) tamamen çıkma sürecini resmen başlattığını açıkladı. Bu karar, Moldova'nın Sovyet sonrası alanda Rusya merkezli entegrasyondan uzaklaşarak Batı'ya, özellikle de Avrupa Birliği'ne (AB) yönelme stratejisinin en somut ve radikal adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Çıkış Sürecinin Hukuki Adımları
Popşoi, Radio Moldova'ya yaptığı açıklamada, Dışişleri Bakanlığı'nın BDT'nin temelini oluşturan üç kurucu anlaşmanın feshedilmesi (denonsasyon) işlemlerine başladığını duyurdu. Bu anlaşmalar BDT Kuruluş Anlaşması, Kuruluş Anlaşması'na ek protokol ve BDT Tüzüğü'nden oluşuyor.
Bakan, bu üç anlaşmanın feshinin tamamlanmasıyla Moldova'nın BDT'den resmen ayrılmış olacağını belirtti.
Fesih belgelerinin, yeni parlamentonun çalışmaya başlamasının ardından meclise sunulacağını ve sürecin şubat ayı ortasına kadar tamamlanmasını beklediklerini ifade etti.
Arka Plan ve AB Üyelik Süreciyle Bağlantı
Moldova'nın bu kararı bir anda alınmış değil. Ülke, 2022 yılından bu yana BDT toplantılarına fiilen katılım sağlamıyordu. Kasım 2025'te de hükümet, BDT çerçevesindeki yedi anlaşmanın daha feshini onaylamıştı. Parlamento ise, BDT ülkeleri vatandaşları arasında vizesiz seyahat ve birlik içi ticarette dolaylı vergilendirme ilkelerine dair anlaşmaların feshini birinci okumada kabul etmişti.
Bu adımların temel itici gücü, Moldova'nın AB'ye tam üyelik hedefi. Moldova, Haziran 2022'de AB aday ülke statüsü kazanmıştı. AB, üyelik müzakerelerine başlayabilmek için aday ülkelerden, diğer ülkelerle (özellikle Rusya ile) olan derin entegrasyon anlaşmalarını gözden geçirmelerini ve AB müktesebatı ile çelişmemelerini sağlamalarını talep ediyor.
Moldova'nın BDT'den çıkışı, AB ile uyum sürecinin bir gereği olarak görülüyor. BDT, Rusya'nın jeopolitik etki alanının resmi çerçevesini oluşturuyor ve Moldova'nın bu yapıdan ayrılması, Brüksel'e verilmiş güçlü bir siyasi taahhüt anlamına geliyor.
Jeopolitik Dönüşümün Sembolü
Moldova'nın BDT'den çıkış kararı, sadece bir bürokratik prosedür değil, derin jeopolitik sonuçları olan bir sembolik hamle: Bu karar, Moldova'nın Sovyet sonrası Rusya merkezli entegrasyon modelini geri dönüşü olmayacak şekilde terk ettiğini ilan ediyor. 1991'den bu yana devam eden sembolik de olsa bir bağı koparıyor.
BDT üyeliği, Brüksel nezdinde bir "güven sorunu" yaratıyordu. Bu adımla Moldova, AB'nin şüphelerini gidermeye ve müzakere sürecini hızlandırmaya çalışıyor.
Moldova'nın bu hamlesi, benzer ikilemler yaşayan ve AB'ye yönelen Gürcistan gibi diğer eski Sovyet cumhuriyetlerini de cesaretlendirebilir. Ukrayna ise zaten 2018'de BDT'den çekilmişti.
Karar, Moldova içinde Rusya yanlısı siyasi çevrelerden (eski cumhurbaşkanı İgor Dodon gibi) sert tepki görecektir. Dışarıdan ise Rusya'nın diplomatik ve muhtemelen ekonomik (enerji veya ticari) baskılarıyla karşılaşabilir. Rusya, bu hamleyi doğrudan bir jeopolitik meydan okuma olarak yorumlayacaktır.
Moldova'nın BDT'den çıkış süreci, Avrupa güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir dönemde atılmış cesur bir adım. Kişinev yönetimi, net bir şekilde jeopolitik tercihini Batı'dan yana koyuyor ve bunun getireceği riskleri göze alıyor.
Bu süreç, Moldova'nın AB üyeliği yolunda önemli bir kilometre taşı olacak, ancak aynı zamanda Rusya ile ilişkilerde yeni bir gerilim dönemini de başlatacak.
Önümüzdeki aylarda, bu kararın iç siyasetteki yansımaları ve Moskova'nın vereceği tepki, Doğu Avrupa'daki güç dengelerini etkileyecek kritik gelişmeler olarak izlenecek.
