Kremlin'in Yeni Dış Politika Manifestosu: Lavrov'dan Batı'ya Rest, Trump'a Övgü
HABERRUS - Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 2025 yılı dış politikasını değerlendirdi.
3 Saatten fazla süren basın toplantısında, Ukrayna'dan Grönland'a, Trump yönetiminden stratejik silahlara kadar birçok konuda Moskova'nın bakış açısını netleştirdi.
Ukrayna: Batı'nın Sabotajı ve Trump'ın "Anlayışlı" Yaklaşımı
Lavrov, Rusya'nın diplomatik çözüme bağlı olduğunu, ancak Batı'nın, özellikle Avrupa'nın, her seferinde anlaşmaları sabote ettiğini iddia etti. Ona göre Avrupalılar, Trump yönetiminin de Rusya ile anlaşma yapmasını engellemeye çalışıyor.
Trump yönetimini "Rus çıkarlarını anlayan ve krizin kök nedenlerini dikkate alan çözümler öneren tek ülke" olarak övdü. Bu yaklaşımı "kesinlikle haklı" bulduklarını belirtti.
Avrupa ve Zelenskiy ekibinin önerdiği 60 günlük veya kalıcı ateşkesi, Kiev rejiminin silahlanması ve soluklanması için bir fırsat olarak görüyor ve bunu kabul etmeyeceklerini söyledi. "Nazi rejimini" korumaya yönelik hiçbir çözümün kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Batı'nın güvenlik garantilerinin sadece "şimdiki Kiev Nazi rejimi" için olduğunu, Rusya'nın çıkarlarını veya Donbas'taki durumu dikkate almadığını iddia etti.
ABD ve Trump Yönetimi: "Kişisel Ahlak" ve İlginç Bir Film Diyaloğu
Lavrov, Trump yönetiminin uluslararası güvenlik konularındaki "tutarsızlığına" dikkat çekti. Trump'ın "Uluslararası hukuk beni ilgilendirmiyor, tüm normlar kendi kişisel ahlakımla belirlenir" açıklamasını "ilginç bir ifade" olarak yorumladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Suudi Arabistan'da yaptığı görüşmeye dair ilginç bir anekdot paylaştı. Lavrov'a göre Rubio, görüşmenin başında şunları söyledi: "ABD ve Rusya'nın ulusal çıkarları çoğu zaman örtüşmeyecek. Ama örtüştüğünde, bunu ortak projeler için kullanmamak büyük hata olur. Örtüşmediğinde ise, bu durumun çatışmaya, hele de sıcak çatışmaya dönüşmesine izin vermek suç olur." Lavrov bu felsefeye tamamen katıldığını belirtti. New York Times'ın daha önce aktardığı üzere Rubio, bu görüşmede "Baba" (The Godfather) filminden, "erkeklerin ve nükleer güçlerin dikkatsiz olamayacağına" dair bir benzetme yapmıştı.
Kolonyal Tarih Vurgusu
ABD'nin Grönland gerekçesinde öne sürdüğü "Rusya veya Çin tehdidi" iddiasını kesin bir dille reddetti. "Washington'ın böyle bir planımız olmadığını çok iyi bildiğinden eminim" dedi. Rusya'nın bu konuyla ilgisi olmadığını, ancak "ciddi bir jeopolitik durumu" gözlemlediklerini söyledi.
Grönland meselesini kolonyal geçmiş bağlamında ele aldı. Buranın doğal bir Danimarka veya Norveç parçası olmadığını, bir "kolonyal fetih" olduğunu belirtti. Günümüzdeki rahatlığın bunu değiştirmediğini, dünyada benzer 17 bölge olduğunu ve Fransa'nın Mayotte, İngiltere'nin Falkland (Malvinas) Adaları gibi yerleri hala tuttuğunu örnek gösterdi.
Kırım'ın Rusya için güvenliğinin, Grönland'ın ABD için önemi kadar hayati olduğunu vurguladı.
Diğer Önemli Konular:
ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesini ve Maduro'nun kaçırılmasını "benzersiz bir olay" ve "yasadışı" olarak nitelendirdi.
ABD'nin Çin'i de dahil etmek istediği yeni stratejik istikrar müzakereleri sinyallerini kamuoyundan verdiğini, ancak uzmanlar düzeyinde somut temas olmadığını belirtti.
NATO'nun derin bir krizde olduğunu ve "bir NATO ülkesinin diğerine saldırmayı tartıştığını" iddia etti (ABD-Danimarka gerilimine gönderme). Avrupalı liderlerin Rusya'ya olan "nefretlerinde" çok derinlere gömüldüklerini, bu nedenle onlarla anlaşmanın muhtemelen mümkün olmadığını söyledi. Ancak "ciddi konuşmak isteyenlere kapının açık olduğunu" ekledi.
ABD'nin "Barış Konseyi" teklifini pragmatik bir şekilde değerlendirdiklerini, ancak konsept ve pratik detayların netleşmesi gerektiğini söyledi. Nihai çözümün Filistin devletinin kurulmasından geçtiğini tekrarladı.
Japonya'da konuşlandırılan ve çıkarılmadığını iddia ettiği Typhon atış sistemlerinden duydukları endişeyi diplomatik kanallarla ilettiklerini açıkladı.
Genel Ton: Meydan Okuma ve "Realpolitik" Dili
Lavrov'un uzun brifingi, güçlü bir meydan okuma, Batı'nın ikiyüzlülüğüne yönelik keskin eleştiriler ve Trump yönetimine yönelik dikkatli bir pragmatizm karışımından oluşuyordu. Batı'yı "Nazi rejimini" desteklemek ve kolonyalciliği sürdürmekle suçlarken, aynı zamanda ABD ile "ulusal çıkarlar örtüştüğünde" işbirliği kapısını aralık tuttu.
"Baba" filmi anekdotu ise, büyük güç diplomasisinin bazen ne kadar sıra dışı mecralara kayabileceğini gösterdi. Toplantının genel mesajı, Rusya'nın uluslararası arenada kendinden emin, tavizsiz ve her durumda kendi çıkarlarını gözeten bir aktör olarak konumunu pekiştirmekti.
