Rusya, ABD'deki 225 Milyar Dolarlık 'Çarlık Borcu' Davasına Rest Çekti

Asırlık Tahvil, Modern Mahkemede Hukuk Savaşına Dönüştü

HABERRUS - Rusya, ABD'deki bir federal mahkemede, 1916 yılında Çarlık Rusyası tarafından ihraç edilen tahvillerin 225 milyar dolarlık tazminat talebiyle açılan davaya karşı resmi yanıtını verdi.

Davada Rusya Federasyonu, Rusya Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası ve Ulusal Refah Fonu (NWF) davalı olarak gösteriliyor. Rus tarafının avukatları, davayı "tarihin çöp sepetine" gönderilmiş bir mesele olarak nitelendirerek, 30 Ocak'a kadar geri çekilmesini talep etti ve aksi takdirde davanın reddi için başvuruda bulunacaklarını açıkladı.

"Borç 1918'de İptal Edildi"

Rusya'nın çıkarlarını temsil eden Marks&Sokolov avukatlık bürosundan Sergey Sokolov, Rusya'nın bu tahvillere ilişkin sorumluluğu hiçbir zaman kabul etmediğini ve etmeyeceğini vurguladı. Sokolov, "Bu yükümlülükler, 1918 yılında Sovyet hükümeti tarafından tek taraflı olarak feshedilmiş ve geçersiz kılınmıştır" dedi. Avukat, ABD'de "Foreign Sovereign Immunity Act" (Yabancı Devletlerin Dokunulmazlığı Yasası) olarak bilinen ve yabancı devletlerin belirli koşullar dışında ABD mahkemelerinde yargılanmasını engelleyen yasaya dayanarak, davanın esasına girilmeden reddedilmesini talep edeceklerini bildirdi.

Fon, Dondurulmuş Rus Varlıklarına Göz Dikti

Davayı açan Amerikalı yatırım fonu Noble Capital, 1916'da Rus İmparatorluğu'nun New York'taki National City Bank (günümüzde Citibank) aracılığıyla sattığı, yıllık %5.5 kupon faizli ve 25 milyon dolar nominal değerli tahvillere sahip olduğunu iddia ediyor. Fon, bu tarihi borcun bugünkü değerinin, faiz ve cezalarla birlikte yaklaşık 225 milyar dolara ulaştığını öne sürüyor. İddianamede, bu devasa tutarın, Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ülkelerinde dondurulan Rus devlet varlıklarından tahsil edilmesi talep ediliyor.

Hukuki Bir Kördüğüm ve Siyasi Arka Plan

Uzmanlar, bu davayı hukuken son derece zayıf, ancak siyasi açıdan sembolik bir hamle olarak değerlendiriyor. Rusya'nın dayandığı 1918 tarihli kararname ve devletlerin dokunulmazlığı ilkesi, mahkeme nezdinde güçlü argümanlar olarak görülüyor. Ancak dava, Batı'da dondurulan yüz milyarlarca dolarlık Rus varlıklarının akıbetine dair yeni bir tartışma kapısı açma girişimi olarak yorumlanıyor. Davanın, Rusya'ya yönelik ekonomik baskı araçlarını çeşitlendirmek isteyen çevrelerce teşvik edildiği düşünülüyor.

Bu gelişme, 1917 Bolşevik Devrimi'nden kalma uluslararası hukuk sorunlarının, günümüzün jeopolitik ve ekonomik çatışmalarında nasıl yeniden araçsallaştırılabileceğini gösteren ilginç bir örnek oluşturuyor. Dava, Rusya ile Batı arasındaki hukuki mücadelenin yeni ve sıra dışı bir cephesini temsil ederken, sonucunun daha çok siyasi iradeye bağlı olacağı öngörülüyor.