Ukraynalılar Müzakerelerin Barış Getireceğine İnanmıyor

HABERRUS - Ukrayna'da yapılan yeni bir anket, savaş yorgunu toplumun barış sürecine ilişkin karmaşık ve çelişkili duygularını ortaya koyuyor.

Kiev Uluslararası Sosyoloji Enstitüsü'nün (KIIS) araştırmasına göre, Ukraynalıların %55'i olası bir barış anlaşmasının halkoylaması (referandum) ile onaylanması fikrini destekliyor.

Buna karşı çıkanların oranı ise %32. Bu veri, Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy'in son haftalarda sıkça dile getirdiği referandum önerisine toplumdan temkinli de olsa bir destek geldiğini gösteriyor.

Donbas Konusunda Net Ret ve Şartlı Açıklık

Ancak referandum desteği, toprak tavizlerine verilen desteğe işaret etmiyor. Aksine, araştırma bu konuda derin bir ayrışmayı gözler önüne seriyor.

Katılımcıların %54'ü, Donbas'ın tamamının Rusya'ya bırakılması fikrini, Batı'dan gelecek güvenlik garantileri karşılığında dahi kesinlikle reddettiğini belirtti. Buna karşılık, %39'luk bir kesim ise ancak "ciddi ve güvenilir güvenlik garantileri" sağlanması şartıyla bu senaryonun tartışılabileceğini ifade etti.

Bu sonuç, Ukrayna toplumunun önemli bir bölümü için "toprak bütünlüğünün" pazarlık masasında ele alınamayacak kadar kırmızı bir çizgi olduğunu, ancak yaklaşık iki kişiden birinin ağır koşullar altında böyle bir tartışmaya kapıyı tamamen kapatmadığını gösteriyor.

"Müzakereler Barış Getirmeyecek" İnancı Yaygın

Araştırmanın belki de en çarpıcı bulgusu, kamuoyunun mevcut diplomasi sürecine duyduğu derin güvensizlik.

Katılımcıların ezici bir çoğunluğu olan %69'u, devam eden müzakere çabalarının barışla sonuçlanacağına inanmadığını açıkladı.

Bu şüpheci tutum, savaşın üçüncü yılına girerken toplumda oluşan "hiçbir diplomasinin Rusya'yı durduramayacağı" yönündeki yaygın algıyı yansıtıyor ve Zelenskiy yönetiminin önündeki zorlu siyasi zemini gösteriyor.

Zelenskiy'in Referandum Stratejisi ve Koşulları

Anket sonuçları, Zelenskiy'in son dönemdeki açıklamalarıyla paralellik gösteriyor. Aralık ayında Axios'a verdiği röportajda Zelenskiy, bir referandum için ön koşul olarak Rusya tarafından en az 60 günlük bir ateşkes ilan edilmesi gerektiğini söylemişti. Daha sonra ABD Başkanı Donald Trump ile Florida'da bir araya geldiğinde ise, olası bir anlaşmanın hem parlamentoda (Rada) hem de halkoylamasında onaylanabileceğini tekrarlamıştı.

Bu strateji, hem uluslararası topluma "demokratik meşruiyet" sinyali vermeyi hem de olası ağır koşullar içeren bir anlaşmanın siyasi sorumluluğunu geniş bir tabana yaymayı amaçlıyor gibi görünüyor.

Sonuç: Güvensizlik ve Kararlılık Arasında Sıkışmış Bir Toplum

KIIS anketinin resmettiği tablo, Ukrayna toplumunun ikili bir ruh halinde olduğunu gösteriyor. Bir yanda, savaştan bıkmışlık ve barışa duyulan yoğun özlem, diğer yanda ise Rusya'ya karşı derin bir güvensizlik ve toprak konusunda büyük ölçüde değişmeyen bir kararlılık hâkim.

Referandum desteği, halkın sürece dahil olma isteğini yansıtırken, toprak tavizi reddi ve müzakerelere inançsızlık, diplomasinin önündeki devasa engellere işaret ediyor. Bu koşullar altında, Zelenskiy'in referandum kartını oynaması, toplumu bir uzlaşıya değil, muhtemelen çok daha derin ve acı verici bir tartışmanın ve bölünmenin eşiğine getirecek.