NATO, Ukrayna'ya Yabancı Askerlerin Ne Zaman Konuşlanacağını Açıkladı
Rütte, NATO üyesi gönüllü ülkelerden oluşan bir koalisyonun, ateşkes sağlanır sağlanmaz Ukrayna'da konuşlanacağını açıkladı. Rusya böyle bir adımı "yabancı müdahale" olarak nitelendiriyor.
KİEV — NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Kiev ziyareti sırasında Ukrayna parlamentosuna (Yüksek Rada) hitaben yaptığı konuşmada, Rusya ile yapılacak bir barış anlaşmasının hemen ardından Ukrayna topraklarına yabancı askeri güçlerin konuşlandırılacağını açıkladı.
"Bir barış anlaşması imzalanır imzalanmaz, anlaşmaya varan NATO ülkelerinden silahlı kuvvetler, havadaki uçaklar ve denizdeki destek hemen ortaya çıkacak" ifadelerini kullanan Rutte, bu desteğin gelecekteki bir anlaşmanın uygulanmasını güvence altına almak için olacağını ima etti.
Rusya'dan Sert Tepki: "Kabul Edilemez, Doğrudan Tehdit"
Rutte'nin açıklamaları, Rusya'nın uzun süredir dile getirdiği kırmızı çizgilerden birine dokunuyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve üst düzey yetkililer, Ukrayna'da Batılı askeri güçlerin konuşlanmasını defalarca "kabul edilemez" bulduklarını ve bunun "Rusya'nın güvenliğine doğrudan tehdit oluşturan bir yabancı müdahale" olarak değerlendirileceğini açıkladı. Devlet Başkanı Vladimir Putin de, diyaloğa açık olduklarını ancak Kiev müzakereleri reddederse hedeflerine askeri yollarla ulaşacaklarını vurgulamıştı.
Planın Ayrıntıları: 24 Saat ve 72 Saat Kuralı
Financial Times gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre, Ukrayna, ABD ve Avrupalı müttefikler, olası bir barış anlaşmasını desteklemek için çok katmanlı bir plan üzerinde anlaşmaya vardı. Planın işleyişine dair iddia edilen detaylar şöyle:
İlk 24 Saat: Rusya'nın anlaşmayı ihlal etmesi durumunda, diplomatik uyarılar ve Ukrayna ordusunun karşılık vermesi şeklinde ilk tepkiler devreye girecek.
Devam Eden İhlallerde: Eğer çatışmalar sürerse, "gönüllüler koalisyonu" (coalition of the willing) olarak adlandırılan ve başta Fransa ve Birleşik Krallık olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinin askeri varlığını içeren grup devreye girecek.
72 Saat Sonra: İhlal büyük ölçekli bir saldırıya dönüşürse, ABD ve Avrupa, Amerikan silahlı kuvvetlerinin de dahil olduğu koordineli askeri harekatlara başlayacak.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da daha önce, Ukrayna'nın güvenlik garantileri planının, Fransa ve İngiltere başta olmak üzere birkaç Avrupa ülkesinden askerlerin Ukrayna'da konuşlanmasını öngördüğünü doğrulamıştı.
Barışın Askerileştirilmesi ve Büyük Risk
Rutte'nin açıklamaları, Batı'nın Ukrayna için tasarladığı "barış sonrası" güvenlik mimarisinin somutlaşmaya başladığını gösteriyor. Bu yaklaşımın birkaç temel amacı var:
- Caydırıcılık: Rusya'yı, imzalanacak bir barış anlaşmasını gelecekte ihlal etmekten caydırmak.
- Ukrayna'nın Güvenliğini Garanti Altına Almak: NATO'ya tam üyelik şu an için masada olmadığından, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü koruyacak alternatif bir güvenlik şemsiyesi oluşturmak.
- Müzakerelerde Pazarlık Gücü: Abu Dabi'de devam eden görüşmelerde Ukrayna ve Batı'ya, "anlaşma olmazsa bile Ukrayna yalnız kalmaz" mesajı vererek diplomatik koz sağlamak.
Ancak, bu plan devasa riskler de barındırıyor. İlk olarak Rusya ile Doğrudan Çatışma Riski: Rusya, Ukrayna'daki herhangi bir NATO birliğini doğrudan hedef alabileceğini açıkça belirtti. Bu, Rusya ile NATO arasında doğrudan bir askeri çatışmaya yol açabilecek çok tehlikeli bir senaryo.
Böyle bir planın varlığının, Rusya'nın zaten şüpheyle yaklaştığı barış müzakerelerini daha da zorlaştırması muhtemel. Moskova, bunu Ukrayna'nın fiilen NATO'laştırılması ve kalıcı bir tehdit haline getirilmesi olarak görebilir.
Tüm NATO üyelerinin böyle bir riskli konuşlanmaya katılması mümkün görünmüyor. "Gönüllüler koalisyonu" kavramı, İttifak içinde yeni bir "iki hızlı Avrupa" ayrışması yaratabilir.
Sonuç olarak, Rutte'nin açıklamaları barışa giden yolu değil, barış sonrası dönemin nasıl silahlı bir dengeye dayanacağını çiziyor. Bu, savaşı bitirmek yerine, dondurulmuş bir çatışmayı garantilerle donatılmış yeni bir soğuk savaş cephesine dönüştürme planı gibi görünüyor. Abu Dabi'deki diplomatlar barış için kelimelerle mücadele ederken, Kiev ve Moskova, barışın ardından sahada kimin askerlerinin duracağına dair çok daha tehlikeli bir satranç oyununa hazırlanıyor.
