Rusya'da Depresyon ve Anksiyete Vakalarında Keskin Artış Var

Rosstat verilerine göre 2020-2024 arasında depresif ve kaygı bozukluklarında %21.5'lik artış kaydedildi. Antidepresan satışlarındaki patlama, eğilimin sürdüğünü gösteriyor. Uzmanlar nedeni tartışıyor.

MOSKOVA — Rusya'da depresyon, anksiyete ve stres bozuklukları gibi psikotik olmayan ruhsal rahatsızlıkların görülme sıklığında kayda değer bir artış yaşanıyor. Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi'nin (Rosstat) verilerine göre, bu tür bozuklukların 2024 yılındaki vaka sayısı, 2020'ye kıyasla %21.5 arttı. 2025 verileri henüz açıklanmadı, ancak reçeteli antidepresan satışlarındaki patlama, artış eğiliminin devam ettiğine işaret ediyor.

Rosstat'ın "Rusya'da Sağlık Hizmetleri" yayınındaki verilere göre genel olarak psikiyatrik bozuklukların görülme sıklığı 2020-2024 arasında %18 arttı (100 bin kişi başına 260,3 vakadan 310,6'ya).

Bu artışın itici gücü, psikotik olmayan bozukluklar oldu. Bu kategorideki yeni vaka sayısı aynı dönemde 281 binden 341.4 bine çıkarak %21.5'lik bir sıçrama yaptı.

Buna karşılık, şizofreni ve psikoz gibi ağır psikotik bozuklukların oranı nüfusa oranla stabil kaldı, hatta 2015'e kıyasla hafif bir düşüş gösterdi.

Antidepresan Satışlarındaki Patlama

2025 yılına dair resmi istatistikler olmasa da, yalnızca reçeteyle satılabilen antidepresanların satış verileri çarpıcı bir tablo sunuyor. RNC Pharma'nın "Kommersant" gazetesi için yaptığı hesaplamalara göre: 2022'de 13.8 milyon kutu satılan antidepresan, 2025'te 23.6 milyon kutuya fırladı.

2026'nın sadece ilk 18 gününde 1 milyondan fazla kutu satışı yapıldı ki bu, bir önceki yılın aynı dönemine göre %18'lik bir artış anlamına geliyor.

Uzmanlar Ne Diyor? İki Farklı Bakış Açısı

Artışın yorumu konusunda yetkililer ve bağımsız uzmanlar arasında farklı görüşler var:

Resmi Görüşe yani Sağlık Bakanlığına göre bu durum daha iyi erişim ve farkındalıktan kaynaklanıyor. Sağlık Bakanlığı Baş Psikiyatri Uzmanı Svetlana Şport, verilerin toplumun ruhsal açıdan kötü durumda olduğu anlamına gelmediğini savunuyor.

Şport'a göre, artışın nedeni ruh sağlığı hizmetlerine erişimin kolaylaşması, damgalanmanın (stigma) azalması ve vatandaşların duygusal refahları konusunda daha bilinçli hale gelmesi. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde açılan mediko-psikolojik yardım ofislerinin sayısının artması, yardım aramanın önündeki engelleri kaldırıyor.

Bağımsız Uzman Görüşü: "Sistemik Değişimler ve Derin Kaygılar"

Psikiyatr Stepan Fimkin, artışı büyük ölçüde "muazzam sistemik değişikliklere" bağlıyor. Ona göre hem devlet hem de özel sektörde hizmete erişim kolaylaştı, hizmetlerin reklamı arttı ve özellikle genç nesilde "damgalanma korkusu azaldı." Eskiden alkolle bastırılan veya görmezden gelinen sorunlar, artık istatistiğe giriyor.

Ancak Fimkin, daha derin bir soruna da dikkat çekiyor: "Bilinmeyen, belirsiz bir geleceğe dair temel korku," kronik kaygı ve uyku bozukluklarını tetikleyen güçlü bir faktör. Bu durum, sıklıkla cilt, mide-bağırsak veya kalp-damar sistemi rahatsızlıkları gibi "bedensel (somatik) problemlerin arkasına saklanıyor."

RUDN Üniversitesi'nden Doç. Dr. Roman Süleymanov ise, dünya genelinde bir artış eğilimi olsa da, Rusya'daki "bu denli büyük artışın ciddi bir endişe kaynağı olduğunu" vurguluyor.

Karmaşık Bir Tablo

Bu veriler, Rus toplumunda ruh sağlığına dair karmaşık ve çok katmanlı bir tabloyu ortaya koyuyor. Bir yandan, ruh sağlığı hizmetlerinin normalleşmesi ve damgalanmanın kırılması, daha önce gizli kalan vakaların kayıtlara geçmesini sağlıyor. Bu, olumlu bir gelişme.

Ancak diğer yandan, antidepresan tüketimindeki hızlı artış ve uzmanların "belirsizlik korkusu" vurgusu, artan vakaların altında yatan daha derin toplumsal ve psikolojik stres faktörlerine işaret ediyor. Ekonomik koşullar, uluslararası izolasyon, savaşın dolaylı etkileri ve gelecek kaygısı, geniş kitleler üzerinde kronik bir psikolojik yük oluşturuyor olabilir.

Sonuç olarak, rakamlar muhtemelen hem gerçek bir ruhsal sıkıntı artışını, hem de bu sıkıntıya yönelik farkındalık ve yardım arayışındaki artışı aynı anda yansıtıyor. Resmi makamlar, hizmet erişimini iyileştirme çabalarını vurgularken, sorunun yapısal nedenlerini ele almak daha kapsamlı bir yaklaşım gerektiriyor. Toplumun ruh sağlığı, sadece daha fazla psikiyatrist ofisi açmakla değil, aynı zamanda toplumsal güvenlik, istikrar ve umut verici bir gelecek perspektifi inşa etmekle de yakından ilişkili.