'Casus Rahibeler' Skandalı: İsveç, Belarus Manastırını Hedef Aldı

HABERRUS - İsveç'te, Minsk merkezli Kutsal Yelizaveta Manastırı'na bağlı rahibeler, Rus Dış istihbarat servisi GRU ile bağlantıları olduğu iddiaları nedeniyle yeniden tartışmanın odağında. İngiliz gazetesi The Telegraph'ın haberine göre, manastırın faaliyetleri bir süredir İskandinav ülkesinin güvenlik birimlerinin radarında.

Suçlamalar ve İsveç Kilisesi'nin Tepkisi

İsveç Kilisesi, 2025 yılında bölge kiliselerine bu manastırla işbirliğini durdurmaları yönünde resmi bir tavsiyede bulundu. Kararın ardındaki gerekçe, manastırın Rus istihbarat servisleriyle bağlantıları olduğuna dair şüphelerdi. Manastır, daha önce de Polonya'dan sınır dışı edilmişti; rahibelerin, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını (Rusya'nın terminolojisiyle "ÖH") destekleyen etkinliklerde bulundukları, dua ettikleri ve sattıkları dini sembollerli hediyelik eşyalardan elde edilen gelirin bir kısmını "askerlere yardım" adı altında bu çabaya aktardıkları iddia edilmişti.

Yeni Skandal: Stokholm'deki Etkinlik ve 'Savaş Birimi' İfadesi

Konu yeniden gündeme, manastıra bağlı rahibelerin, geçmişteki tüm uyarılara rağmen, Stokholm yakınlarındaki bir banliyöde düzenlenen halka açık bir Noel etkinliğine katılmasıyla geldi. Etkinlikte çekilen ve sosyal medyada yayılan fotoğraflarda, rahibelerin yanında Rus bayrağı ve Rusya'nın Ukrayna işgalinin sembolü haline gelen "Z" işaretleri görüldü.

Daha da çarpıcı olanı, manastırın ruhani danışmanının geçmişte yaptığı ve şimdi yeniden hatırlanan bir açıklaması oldu. Danışman, manastırı "savaşta bir birim" olarak nitelendirmişti.

Dini Kurumlar Üzerinden Yürütülen Hibrit Savaş

Bu olay, Rusya'nın hibrit savaş ve yumuşak güç araçlarını nasıl kullandığına dair tipik bir örnek olarak değerlendiriliyor.

Dini Kurumların İstismarı: Rusya, tarihsel ve dini bağları olan Ortodoks kurumları, yurtdışında nüfuz aracı ve etnik-Rus diasporasını mobilize etmek için kullanma konusunda uzun bir geçmişe sahip. Manastır gibi yapılar, bu bağlamda istihbarat toplama veya propaganda yayma için bir kılıf işlevi görebilir.

Hediyelik eşya satışı gibi masum görünen faaliyetler, propaganda mesajlarını yaymak ve hatta askeri çabalar için gayri resmi fon toplamak için bir araç haline gelebilir.

Olay, ifade özgürlüğü ve dini özgürlüklerin son derece güçlü olduğu İsveç gibi ülkelerde bile, bu özgürlüklerin devlet güvenliğine yönelik algılanan bir tehdit karşısında nasıl sorgulandığını gösteriyor. İsveç'in NATO üyeliği sonrası artan güvenlik hassasiyetleri, bu tür vakalara bakışı keskinleştiriyor.

Skandal, İsveç'te güvenlik-özgürlük dengesi tartışmalarını alevlendirecek. İsveç güvenlik servislerinin konuya dahil olma ihtimali yüksek. Manastırın faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar artabilir veya sınır dışı edilme süreci gündeme gelebilir.

Daha geniş çerçevede, bu vaka, Rusya'nın Batı ülkelerindeki dini ve kültürel kurumlar aracılığıyla yürüttüğü etki operasyonlarına dair endişeleri pekiştirecek. Benzer faaliyetlerin diğer Avrupa ülkelerinde de incelenmesine ve dini kurumlar üzerindeki denetimlerin sıkılaşmasına yol açabilir. Sonuç olarak, Stokholm'deki küçük bir Noel pazarı, din, istihbarat ve uluslararası gerilimlerin kesiştiği çok daha büyük bir küresel mücadelenin sahnesi haline geldi.