Rus basınınından Erdoğan yönetimini kızdıracak detaylı Dağlık Karabağ haberi

210

HABERRUS - Türkiye'nin Dağlık Karabağ'daki Azeri-Ermeni çatışmalarında üstlendiği rolle ilgili tartışmalar sürerken, Rus basınında Ankara ve Erdoğan rejiminin başını ağrıtacak detaylı haberler yapılmaya devam ediliyor.

Rus Kommersant Gazetesi, askeri diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde, Suriye'den bölgeye gönderilen cihatçılarla ilgili detaylı iddiaların da yer aldığı, Dağlık Karabağ'daki ihtilafın ciddi şekilde ağırlaştırılmasını ve halihazırda başlayan çatışmaların Türkiye tarafından kasıtlı olarak planlandığını ve kışkırtıldığını iddia ettiği detaylı bir haber analiz yayınladı.

Türkiye, Karabağ’daki bu savaşı kasıtlı olarak planlayıp kışkırttı

Haberde, Türkiye'nin Karabağ’daki bu savaşı kasıtlı olarak planlayıp kışkırttığı ve aynı zamanda, son aylarda Ankara’nın Azerbaycan’a yaptığı siyasi-diplomatik, istihbari ve askeri-teknik destekle Bakü’yü provoke ettiği belirtiliyor.

Askeri tatbikat sonrası Türkiye, ciddi sayıda askerini bölgede bıraktı

Kommersant haberinde Türkiye ve Azerbaycan'ın Temmuz-Ağustos aylarında gerçekleştirdiği ortak askeri tatbikat sonrası Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemli bir grubunun, Dağlık Karabağ'da harekat planlaması ve yürütmesinde koordinasyon ve rehberlik rolü oynaması için Azerbaycan topraklarında bıraktığı iddia edildi.

Toplamda 600 Türk askerinin tatbikatlar sonrasında Azerbaycan’da bırakıldığı, 200’ünün taktik tabur grubu olduğu, 50 eğitmenin Nahçıvan’da, 90 askeri danışmanın Bakü’de, 120 uçuş personelinin Gebele üssünde, 20 SİHA operatörünün Dallar üssünde, 50 eğitmenin Yevlah üssünde bırakıldığı aktatılıyor. 50 eğitmenin Azerbaycan’ın Perekeşkul’daki 4. Kolordu Komutanlığında, 20 personelin de Bakü’deki Haydar Aliyev askeri deniz üssü ve okulunda bırakıldığı aktarılıyor. Bu grubun, hem Karabağ bölgesinde hem de Ermenistan'da askeri istihbarat sağlayan 18 BMP, bir çoklu fırlatma roket sistemi, on araç ve en fazla 34 uçağı (6 uçak, 8 helikopter, 20 insansız hava aracı dahil) içerdiği iddia ediliyor.

Aynı zamanda Türkiye’nin Azerbaycan’da askeri ekipman da bıraktığı ve bunların da 18 zırhlı savaş aracı, bir çok namlulu roketatar sistemi, 10 parça hava teknik ekipmanı, 6 uçak, 8 helikopter, 20 de SİHA olmak üzere de 34 hava aracından oluştuğu bilgisi veriliyor.

Hulusi Akar ve Ümit Dündar, Karabağ cephesindeki operasyonun genel yönetimini yerinde inceledi

Özellikle 4 Eylül’de Türk Hava Kuvvetlerine ait C-130, 18 Eylül’de CN-235, 25 Eylül’de A400M uçaklarıyla ve Eylül-Ekim aylarında Türkiye’den çoğunlukla Gürcistan üzerinden Azerbaycan’a askeri nakliye uçaklarıyla personel ve ekipman taşındığı vurgulanan haberde, Dağlık Karabağ’daki savaşın zirve yaptığı 28 Eylül-30 Eylül tarihleri arasında Hulusi Akar ve Ümit Dündar’ın Azerbaycan’daki askeri birliklere katılıp Karabağ cephesindeki operasyonun genel yönetimini yerinde inceledikleri belirtiliyor.

30 Eylül ve 1 ile 3 Ekim tarihlerinde çeşitli silah ve tıbbi malzemenin CN-235 uçağıyla Etimesgut-Nasosnaya seferiyle Azerbaycan’a götürüldüğü de aktatılıyor.

7 Ekim’de Türk Hava Kuvvetlerine ait C-130 uçağıyla (sefer sayısı TUAF 737) personel ve mühimmat teslimi yapıldığı iddia ediliyor.

9 Ekim'de, Amman-Bakü güzergahındaki bir Azerbaycan askeri nakliye uçağı Il-76TD'nin (uçuş AZAF002), Gürcistan DShK makineli tüfeklerinden (200 adet) mühimmatla geçtiğini söylüyor.

Türkiye'nin , 14, 21 ve 28 Ekim tarihlerinde Gürcistan hava sahasından transit uçuş taleplerinde bulunduğu ve Gürcistan'ın söz konusu izinleri verdiği de haberde belirtiliyor.

Cİhatçı teröristlerin transferi MİT tarafından gerçekleştirildi

Rus Kommersant gazetesi askeri ve diplomtik kaynaklara dayandırdığı haberinde, cihatçıların bölgeye ne şekilde yolladığıyla ilgili ulaştıkları detayları ve bilgileri de paylaşıyor.

Türkiye’nin Milli Savunma Bakanlığının kaynak ve kuvvetlerini kullanarak istihbarat teşkilatı MİT’in Dağlık Karabağ’a sadece Ekim ayının ilk haftasında Suriye’den 1300, Libya’dan ise minimum 150 kişilik cihatçı grubu taşıdığını iddia ediyor.

Paralı askerlerin tedarik zincirlerinin işleyişinin kontrolünün Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından Savunma Bakanlığının güç ve araçlarının desteği ile gerçekleştirildiği iddia ediliyor.

Haberde, birinci cihatçı grubun, Bayandur ve Gapanlı bölgelerinde (Terter'in sırasıyla 5 ve 10 km güneydoğusunda) esas olarak Terter yönünde bulunduğu ve ikinci grubun ise Karvenda bölgesinde (Bakü'nün 250 km batısında) Cebrail yönünde bulunduğu detayı veriliyor.

Suriyeli militanların askere alınmasının, Suriye Ulusal Ordusu'nun (SNA) saha komutanlarının yardımıyla özel askeri şirket SADAT çalışanları organize ediyor

Suriyeli militanların askere alınmasının, Suriye Ulusal Ordusu'nun (SNA) saha komutanlarının yardımıyla özel askeri şirket SADAT çalışanları tarafından Suriye'nin kuzey ve kuzeybatısındaki Ankara'nın kontrolündeki bölgelerde gerçekleştirildiği bildirildi.

Ana askere alma noktalarının Afrin, El-Bab, Ras al-Ain ve Tel Abyad şehirlerinde faaliyet gösterdiği iddia ediliyor. Afrin'de askere alınanların toplanması, Türk nakliye şirketlerinin yardımıyla Suriye sınırından 40 km uzaklıktaki Şanlıurfa şehrine (Türkiye) naklediliyor. Dahası, paralı askerler SADAT'a ait charter uçuşları ile çatışma bölgesine gönderiliyor.

Kommersant'ın kaynaklarına göre, işe alım görevlileri, Kafkasya bölgesinde savaşmak isteyenlere 1.500 usd tutarında bir "kaldırma ödeneği" ve 2.000 usd'ye kadar aylık ücret teklif ediyor.

Azerbaycan'a gönderilmeden önce, paralı askerlerin kimlik belgelerine ve kişisel iletişimlerine el koydukları iddia edilirken, paralı askerlerin üç ay ile altı ay arasında değişen bir süre için bölgeye savşmaya gönderildiği detayı verilmiş.

Kommersant'ın ulaştığı haber kaynağının "22 Eylül'de Suriye Ulusal Ordusu'nun 2. kolordu ilk grubunun Suriye'deki Türk eğitmenlerin gözetiminde iki haftalık özel bir eğitimden geçerek Azerbaycan'a gönderildi" dediğini aktarıyor. Ona göre Dağlık Karabağ'da ateşkes ilan edilinceye kadar, Suriyeli "Failak Ash-Sham", "Sultan Murad Tugayı", "Firkat Hamza" ve "Firkat Suleyman Şah" gruplarından paralı askerlerden oluşan 1500 kişilik bir başka grubun Azerbaycan'a gönderilmek üzere aktif olarak toplanmaya ve eğitimine devam edildiği, istenilen herhang bir zamanda Dağlık Karabağ bölgesine nakledilebileceği iddia ediliyor.